Sign In

 Anasayfa

güncelleme: 25.11.2016 12:05

​​​​​​​​​​​​​​

Dünya Sağlık Örgütünün istatistiklerinde gelişmekte olan ülkelerin nüfusunun %12 sinin özel ihtiyacı olan bireylerden oluştuğu belirlenmiştir. İşitme engelliler, fiziksel (ortopedik) engelliler, görme engelliler, güç öğrenenler, konuşma güçlüğü olanlar, uyum problemi olanlar, sürekli hastalığı olanlar ve korunmaya muhtaç bireyler, engelli veya özürlü bireyler olarak kabul edilmektedir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca “engellilik ve özürlülük”; normal kişilerden farklı olarak sosyal yaşantısında kendi kendine yapması gereken işleri bedensel ve zihinsel kabiliyetindeki kalıtımsal ya da sonradan olma bir engelden dolayı yapamama durumu olarak tanımlanmaktadır. Mimari olarak engelli tanımı; fiziksel eksiklikleri yüzünden genel ihtiyaçlara göre tasarlanmış binaları kullanımlarında uygun olanakların yokluğundan dolayı engellere uğrayan kişiler olarak ifade edilmektedir.
Çağdaş kent ve toplum yapısında özürlü bireyler de diğer bireyler gibi aktif bir biçimde gündelik yaşama katılmalı ve “bağımsız yaşama” koşullarına erişebilmelidir. Tek başına ya da çok az yardım ile kendi yaşantısını aksatmadan sürdürebilmek her bireyde olduğu gibi özürlü bireylerin de en doğal hakkıdır. Elbette özürlü bireylerin aktif bir biçimde soysal, toplum ve iş yaşamına dahil olabilmeleri için bazı özel koşulların sağlanması gerekmektedir. Kentiçi ulaşım düzeni, toplu taşıma araçlarının donanımı, toplu kullanım alanlarının mimari yapısı, kent mobilyaları gibi gündelik yaşamın vazgeçilmez öğeleri özürlü bireylerin erişebilirliğini sınırlamadan ve diğer bireyler ile birlikte onların da kullanabileceği biçimde tasarlanmış, üretilmiş ve uygulanmış olmalıdır.   
Engelliler arasında ortopedik engelliler, hareket edebilme yeteneğinde kısıtlama olan veya hareket edebilmek için yardımcı bazı araç ve gereçlere gereksinim duyan kişilerdir.

Kullandıkları ekipmanlar, yer değiştirmeyi zorlaştırmaları ve gerektirdikleri hareket alanı açısından fiziksel mekanlarda düzenlemeleri gerekli kılmaktadır. Bu nedenle bina içinde veya çevresinde yapılan düzenlemelerde ortopedik engellilerin kullandıkları araç ve gereçlerin boyutlarının ve kullanılan malzemenin bilinmesinin önemi büyüktür. 
Türkiye’de, özürlü bireyler fiziksel çevreyi kendi gereksinimlerine uygun bir biçimde donatılmadığı için çoğunlukla kullanamamaktadırlar. Fiziksel düzenleme gerektiren kentsel alanlarda (meydanlar, oto ve yaya yolları, geçitler ve yeşil alanlar) ve kamu binalarda özel tasarım gerektiren alanlarda (girişler, sirkülasyon, ıslak hacimler) kullanıcı olarak özürlü bireyler çoğunlukla dikkate alınmamaktadır. Son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle bu durum olumlu yönde değişmeye başlamış ve kamu binalarında özürlü erişimi kolaylaştırılmaya başlanmıştır. 
Kent yapısı ve ulaşılabilirliğin yanı sıra özürlü bireylerin, aktif olarak sosyal yaşama dahil olabilmesi için iş yaşamında da yer alması önemli bir gerekliliktir. Son zamanlarda, özürlülere yönelik sosyal politikaların temelinin, özürlülerin istihdam edilmeleri ile çalışma hayatı ve iş ilişkilerinin özürlüler açısından özel olarak düzenlenmesine yönelik olduğu görülmektedir. Özürlülerin işe yerleştirilmeleri ve o işi ellerinde tutabilmelerine yardımcı olunarak korunmalarının, uluslararası sosyal politikaların ilkelerine de uygun olduğu ve bu politikaların aynı amaç doğrultusunda sağlık ve eğitim politikaları ile de örtüşeceği ifade edilmektedir. Özürlülerin sosyal ve ekonomik yaşama katılmalarına yönelik çalışmalar 20. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. Özürlü çalıştırma yükümlülüğü fikri ise, özellikle Dünya Savaşları sonucunda Avrupa toplumlarında harp malulü nüfusunun artışı ile doğmuştur. Bu düzenlemeyle amaçlanan özürlü kişilerin, toplumda tüketici konumdan çıkarılarak üretici bireyler olmalarının sağlanmasıdır.
Doğuştan ya da sonradan herhangi bir nedenle meydana gelen hastalık veya kazalar nedeniyle bedensel, zihinsel ve ruhsal gücünü yitiren kişilere yapılan tedavi ve hizmetler sonucunda onların bu yetenek ve güçlerinin tıbbi, sosyal ve mesleki yönden en üst düzeyde düzeltilerek, toplum içinde bağımsız ve kendine yeterli duruma getirilebilmeleri için rehabilite (yeniden işe alıştırma) olmaları gerekmektedir. Rehabilitasyon bir bütün halinde ele alınmalıdır. Tıbbi, sosyal ve mesleki yönlerden herhangi birinde ortaya çıkan aksaklık hepsine yansıyacaktır. Bu nedenle özürlülere yönelik yapılan çalışmalarda tüm bu ölçütleri birlikte değerlendirmek ve bir arada düşünerek eylem yapılmalıdır.
Bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda; gerek politik yönden gerekse sosyal yaşam yönünden sağlıklı, güçlü, istikrarlı bir toplum için tüm bireylerin aktif olarak gündelik ve iş yaşamına katıldığı, her bireyin eşit fiziksel koşullara erişebildiği bir devlet ve toplum yapısı için toplumsal bilinç düzeyinin artırılmasının gerektiği açıkça görülmektedir.

MERKEZİN AMACI

Merkezin amacı; özürlü bireylerin “bağımsız yaşama” koşullarına erişme ve kent yaşamına katılabilmeleri için mimari, sosyal, eğitim-öğretim, politika geliştirme gibi alanlarda araştırma, proje geliştirme, toplum farkındalığını artırma, özürlü bireylerin aktif olarak iş yaşamına katılmaları ve istihdam olanaklarının artmasına katkı sağlama ve bu alanda gerçekleştirilecek her türlü faaliyette bulunmaktır.

MERKEZİN FAALİYET ALANLARI

a) Özürlü bireylerin “bağımsız yaşama” koşullarının sağlanması için araştırmalar yapmak,
b) Bu çalışmalar kapsamında finansal destek bulmak için fikir ve proje geliştirmek,
c) Özürlü bireylerin kent ve toplum yaşamına aktif katılımlarını sağlayabilmek için çeşitli ölçeklerde proje geliştirmek,
d) Özürlü bireylerin aktif olarak iş yaşamına katılmaları ve istihdam olanaklarının artmasına katkı sağlamak için fikir ve proje geliştirmek,
e) Özürlü bireylerin iş yaşamına katılmaları ve istihdam olanaklarının artması için kariyer destek hizmeti vermek, 
f) Özürlülerle ilgili olan vakıf, sivil toplum kuruluşları, belediye merkezleri, ajanslar, araştırma merkezleri vb kuruluşlar ile işbirlikleri yaparak ortak projeler geliştirmek ve yürütmek,
g) Özürlü bireylere yönelik meslek edindirme ve kişisel beceri geliştirme kursları açmak ve kursiyerlerin başarısını sertifika ile belgelemek,
h) Toplum bilincini artırmak için farklı toplum kesimlerine seminerler vermek,
i) Özürlülerin toplum yaşamına aktif olarak katılması konusunda mevcut durum, gelecekte yapılabilecek iyileştirmeler ve çözüm önerileri geliştirmek için ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılar düzenlemek,
j) Merkez bünyesinde süreli yayın ve kitap yayınları yapmak,
k) Özürlü bireylerin sosyal topluma ve iş yaşamına aktif katılımında ihtiyaç duyabilecekleri psikolojik destek vermek.​

 Müdürün Mesajı

​​​​​ ​​

Duyurular

Aydın Dergi

Aydın Gazete

Rehbere Sor

İletişim Bilgileri

Tanıtım Filmi

European University Association’s Institutional Evaluation Programme