Sign In

 Programlar

güncelleme: 29.11.2016 11:41

​​

Programlar
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
(İ.A.Ü TARMER) TARAFINDAN 26-27 NİSAN 2016 TARİHLERİNDE TÜRKİYE’DE BOŞANMA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ.
Çalıştay Katılımcılarıi’nın hazırlamış olduğu sonuç bildirgesi;
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ
TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (İ.A.Ü. TARMER)
26-27 NİSAN 2016 TÜRKİYE’DE BOŞANMA ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
Günümüzde pek çok alanda olduğu gibi aile yapımızla ilgili de birçok değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Son yirmi yılda dünyadaki ve ülkemizdeki toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel alandaki pek çok durumun birbirine benzerlik gösteren boyutlarının olduğunu görmekteyiz. Çünkü küreselleşme sürecinin olumlu gelişmeleri yanında, olumsuz gelişmeleri de aynı oranda gündemimize girmiştir. Nitekim TBMM’de ailelerde yaşanan boşanma oranlarındaki artışa yönelik bir komisyon kurulmuş, devletin ve ilgili organların bu alandaki yapmak durumunda oldukları konulara önlem ve düzenlemeleri gündeme getirmiştir.
Kurulduğu günden bu yana toplum dinamiklerinin değişimini, bu değişimin toplum ve bireydeki yansımasını ele alan; çalıştay, sempozyum ve uluslararası toplantılarla dile getiren İ.A.Ü. TARMER, 26-27 Nisan 2016 Tarihlerinde “Türkiye’de Boşanma Çalıştayı’nı “düzenleyerek konunun uzmanlar, akademisyenler ve sivil toplum örgütleri nezdinde tartışılmasını sağlamıştır.
Çalıştayda vurgulanan ve aşağıda yer alan tespit ve önerilerin kamuoyuyla paylaşımına ihtiyaç duyulmuştur.
Aile, toplumun ilk etkileşim ağı ve en temel kurumudur. Toplumun temel etkileşim ağı ve kurumu olan ailenin yapı taşı ise insandır.
Ailenin bireysel ve toplumsal yaşamı şekillendirme fonksiyonu aynı zamanda durağan olmadığının göstergesidir. Zira toplumsal yaşamda meydana gelen siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyolojik değişimler aileye de yansımaktadır. Bu nedenle küreselleşen dünyada boşanmalar giderek artmaktadır.
İçinde yaşadığımız zamanda değişim ve dönüşümü yönetirken annelik-babalık rollerinin yaşanan sorunlara çözüm üretebilmek üzere yenilenmesi gereklidir.
Anlam atfeden tek varlık olması nedeniyle insan ve dolayısıyla toplum değerlerinin yaşandığı ortam öncelikle ailedir. Hangi nedenlerle olursa olsun boşanma durumunda ailenin tüm bireyleri etkilenir. Boşanma dolayısıyla oluşabilecek muhtemel çözülmenin değer bilinci ile ilgili boşluklar yaratacağı açıktır.
Boşanma bir durum ve sorun olarak aile bireyleri açısından, nedenleri ve sonuçlarıyla bütünlüklü ilgilenmemizi gerektirmektedir.
Boşanmada, şiddet ve istismara uğrayan kadın ve çocukların lehine bir duruş sergilemesi öncelenmelidir.
Boşanmaya yönelik ayrımcılık ve damgalamanın değişmesine yönelik toplum ve medya çalışmalarına ağırlık verilebilir.
TV dizi ve programlarında olumlu aile örnekleri ve sağlıklı bireysellik geliştiren senaryoların yer alması teşvik edilmelidir.
Yerel yönetimlerin ve sosyal hizmet kuruluşlarının kurumsal işbirliği ve eşgüdümüyle kaynakların yerinde ve ihtiyaçlara yönelik olarak, aile bireylerinin hizmetinde olması beklenmektedir.
Kadın istihdamının ve meslek edinmesinin pozitif ayrımcılıkla öncelenmesi, boşanma sürecinde (öncesi, anı ve sonrası) ailenin çocukları, yaşlıları ve engellileri aleyhine çıkan durumların önüne geçebilir.
Kanunen boşanmanın gerçekleşmediği, boşanmadan önceki ayrı yaşamanın, hem geleneksel hem de modern kültürde yaşam kalitesini sürdürme imkânları, devletin ve yerel yönetimlerin özel destek ve kaynak teminleriyle sunulmalıdır.
Toplumun güçlü yönleriyle ilgili ahlak, irade ve değerler eğitimlerinin, toplumsal sorumluluk projelerinde, toplumsal katılımla yürütülebilmesi sağlanmalıdır. Böylece, birlikteliğin özgür irade ve seçimlerle, bağımlılıklar ve mahkumiyetler salınımının sağlıklı bir biçimde yapılması sağlanabilir.
Boşanma bir durum olarak aile içindeki daha güçsüz durumdaki bireyi olumsuz etkiliyorsa bir sorundur. Ancak daimi şiddet ve çatışmayla bireylerin kendini gerçekleştirmesini ve yaşamlarını tehdit ediyorsa ayrılık hakkının kullanılması uygun görülebilir.
Her iki durumun arasında yaşanan ailedeki bütün kırılganlıklar (evde engelli bir çocuk olması, yaşlı bakımı, ekonomik sıkıntı, işsizlik, bağımlılık vb) aileyle uzun süreli, derinlikli, çalışmalara ihtiyaç duyulabilir. Aile destek hizmetlerinin aile yaşam döngüsü dikkate alınarak, aile bütünlüğünü tehdit eden unsurlarla baş eder hale gelmelerine yönelmesini gerektirebilir.
Ailenin bütün taraflarının haklarının korunduğu, ihtiyaçlarının (kurumsal, hukuki, ekonomik ve psikolojik) karşılandığı destek hizmetleri olmazsa olmazlardandır.
Yukarıdaki hizmetlerin tamamının boşanmış aile çocuklarının; yaş, cinsiyet, özgün özellikleri dikkate alınarak sunulması da önemlidir.
Vaka ve aile odaklı sosyal destek müdahalelerine ilişkin çalışan bütün profesyonellerin, daha donanımlı süpervizyon ihtiyaçları da sosyal güvenlik sisteminin kapsamına alınabilir. Aile danışmanlığı çok özellikli bir hizmet olarak sosyal güvenlik kapsamına alınırken uzmanların da süpervizyon ihtiyacı karşılanmalıdır.
Boşanmış ailenin çocuklarına verilmesi gereken destek hizmetlerinin, onların güvensizlik ve travmalarıyla ilgili vaka odaklı yürütülmesi esastır.
Türkiye’de boşanma olgusunun kesitsel ve zamansal izdüşümlerinin dikkatle ve özenle izlenmesi, konuyla ilgili politika önceliklerinin güçsüz ve mağdur durumda olabilecekler lehine acilen uygulamaya aktarılmasının gerekliliği açıktır.​

European University Association’s Institutional Evaluation Programme